5. ÜNİTE DÜNYA GÜCÜ OSMANLI (1453-1600)
Tarih Dersi - Osmanlı İmparatorluğu'nun Portekizlilerle mücadelesi ve Hint Okyanusu'ndaki etkileşimi hakkında bilgi edinin. Osmanlı'nın başarısızlığı ve sonuçlarına göz atın
ÇAĞ AÇIP ÇAĞ KAPATAN OLAY: İSTANBUL'UN FETHİ (1453)
İstanbul'un Fethi, 29 Mayıs 1453'te gerçekleşmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nun bu büyük fethiyle Bizans İmparatorluğu yıkılmış, Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü sağlanmıştır. Fetih, Türk ve İslam dünyası üzerinde büyük etkiye sahip olmuştur.
1. FETİH ÖNCESİ HAZIRLIKLAR (SEO: İstanbul Fethi Hazırlıkları)
II. Mehmet, 1451 yılında tahta çıktıktan sonra İstanbul'un fethine hazırlanmaya başladı. Anadolu Hisarı'nın karşısına Rumeli Hisarı'nı inşa ettirdi. İstanbul'u ablukaya aldı ve şehirdeki Bizanslıları teslim olmaya zorladı.
2. FETİH SÜRECİ VE FATİH'İN HOŞGÖRÜSÜ
II. Mehmet, 29 Mayıs 1453'te İstanbul'a girerek fethi gerçekleştirdi. Fetih sırasında Bizanslılar büyük kayıplar verdi. Fatih Sultan Mehmet, Ayasofya'ya girdiği zaman Patrik'i buraya sığınmış, yere kapanmış ve ağlar hâlde gördü. Patrik'e şu tarihi sözleri söyledi: “Ayağa kalk! Ben Sultan Mehmet, sana, arkadaşlarına ve bütün halka söylüyorum ki bugünden itiba- ren artık ne hayatlarınız ne de hürriyetleriniz konusunda benim gazabımdan korkmayınız.”
3. FETİH SONRASI İSTANBUL'DA İMAR FAALİYETLERİ ( Fatih İmar Faaliyetleri)
Fetihten sonra İstanbul'da güvenlik problemi kalmadı, herkes evinde emniyet içerisinde oturdu. Fetihten önce İstanbul tam bir viraneydi. Bu yüzden fetihten sonra şehrin imarına geçilmiş ve İstanbul’da yeni mahalleler kurulmuştur. Devlet adamları imar faaliyetlerine destek vermiş böylece birçok han, ha- mam, çeşme, sebil, cami ve medrese inşa edilmiştir.
4. FETİH'İN EN ÖNEMLİ SONUÇLARI ( İstanbul Fethinin Sonuçları)
- Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü sağlandı.
- Bizans İmparatorluğu yıkıldı.
- Mora Despotluğu ve Trabzon Rum İmparatorluğu'nun sonu geldi.
- Osmanlı Devleti, Balkanlarda ve Anadolu'da kendi güvenliğini sağladı.
- Devletin ticari gelirleri arttı.
- Ekonomik durum canlandı.
- İstanbul, Osmanlı'nın başkenti oldu.
- Osmanlı, bir dünya gücü haline geldi.
5. TÜRK VE İSLAM DÜNYASI İÇİN ÖNEMİ
İstanbul'un Fethi, Türk ve İslam dünyası üzerinde büyük etkiye sahip olmuştur. Türklerin İstanbul'u fethetmeleri ile Orta Çağ boyunca hüküm sürmüş olan Bizans İmparatorluğu'na son verilmiş, Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü sağlanmıştır. Bizans İmparatorluğu yıkılınca Bizans’tan destek alan Mora Despotluğu ve Trabzon Rum İmparatorluğu’nun da sonları yaklaşmıştır. İstanbul’un Fethi’yle Osmanlı Devleti, Balkanlarda ve Anadolu’da kendi gü- venliğini sağlamıştır. Fetihle beraber devletin ticari gelirleri artmış, ekonomik durum canlanmıştır.
DÜNYA GÜCÜNÜN MİMARI: FATİH SULTAN MEHMET DÖNEMİ (1451-1481)
Fatih Sultan Mehmet, 1451'de tahta çıktı ve İstanbul'un fethine kadar olan süreçte birçok önemli fetih gerçekleştirdi.
1. BAŞKENT DEĞİŞİMİ: İSTANBUL FETHİ (1453)
1453 yılında İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet, Bizans İmparatorluğu'nu tarihe gömdü ve Osmanlı Devleti'nin başkentini İstanbul'a taşıdı. İstanbul'un fethi, Osmanlı Devleti'nin dünya sahnesinde önemli bir güç haline gelmesini sağladı.
2. GENİŞLEME DÖNEMİ: FATİH'İN DİĞER FETİHLERİ (SEO: Fatih Fetihleri)
İstanbul'un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı Devleti'nin sınırlarını genişletti:
- Karadeniz'de: Amasra, Sinop, Trabzon ve Kırım'ı.
- Ege'de Adalar: Taşoz, Eğriboz, Limni, Semadirek, Gökçeada, Midilli ve Bozcaada adalarını.
- Rumeli'de: Sırbistan Krallığı, Eflak ve Bosna'yı.
- Anadolu'da: Karamanoğulları beyliğini fethetti.
3. YENİ DEVLET TEŞKİLATI VE NÜFUS POLİTİKALARI
Fatih Sultan Mehmet, fetihlerin ardından yeni bir devlet teşkilatı oluşturdu ve vezir-i âzamlık makamını kurdu.
Ayrıca, İstanbul'un fethinden sonra azalan İstanbul nüfusunu artırmak için çalışmalar yaptı. Fetihle beraber boş kalan binaların İstanbul'a gelenlere verileceği duyuruldu, esnaf ve zanaatkârların İstanbul'a yerleşmeleri için teşviklerde bulunuldu.
DÖNEM SONUCU (SEO: Fatih Dönemi Özeti)
Fatih Sultan Mehmet, fetihleri, yeni devlet teşkilatı kurması ve nüfus arttırma politikalarıyla Osmanlı Devleti'ni bir dünya gücü haline getirdi.
POLİTİK MÜCADELELER: ANADOLU VE İRAN'DA BİRLİĞİ SAĞLAMA ÇABALARI
Osmanlı Devleti, Anadolu ve İran'daki Türk İslam birliğini sağlamak için Akkoyunlu, Karakoyunlu ve Safevi devletleriyle mücadele etti. Ayrıca bu bölgede diğer devletlerle siyasi ilişkiler kurdu.
1. KARAKOYUNLU DEVLETİ
Karakoyunlu Devleti, Anadolu ve Azerbaycan'da hüküm süren bir Türk devletidir. Karakoyunlular, Timur'a karşı başarılı bir mücadele vererek onun Mâverâünnehir'e dönmesinde etkili olmuştur. Timur'un tekrar batıya yönelmesi Karakoyunlu Devleti'ni yeniden sıkıntıya sokmuştur. Timur, Karakoyunlu Devleti'nin en parlak dönemi yaşatan Kara Yusuf'u ele geçirerek Karakoyunlu topraklarında kalıcı olmak istemiş ancak başarılı olamamıştır.
2. AKKOYUNLU DEVLETİ (OTLUKBELİ SAVAŞI)
Akkoyunlu Devleti, Anadolu ve İran'da hüküm süren bir Türk devletidir. Akkoyunlular, Osmanlı Devleti'ne karşı oluşturulan ittifaklara katılmış, 1402 Ankara Savaşı'nda Timur'un yanında yer alarak Osmanlı Devleti'ne karşı savaşmıştır. Siyasi sınırlarını genişletmek amacıyla zaman zaman Osmanlı Devleti'nden toprak isteyen Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın toprak istekleri iki devlet arasında savaşa sebep olmuş, 1473 yılında Otlukbeli Savaşı'nda Osmanlı Devleti, Akkoyunlu Devleti'ne karşı büyük bir zafer kazanmıştır.
3. SAFEVI DEVLETİ (TÜRKMEN Şİİ DEVLETİ) (SEO: Osmanlı Safevi İlişkileri)
Safevi Devleti, XVI. yüzyılın başlarından XVIII. yüzyılın ilk yarısına kadar Azerbaycan, İran, Ermenistan, Irak ve Afganistan çevresinde hüküm süren bir Türkmen Şii devletidir. Safeviler, Osmanlı Devleti'ne karşı Memlûk ve Venedik ile ittifak kurmuştur. Ayrıca Orta Asya'dan gelen Türkmenlerin batıya geçişine izin vermeyerek Osmanlı Devleti'ni zor durumda bırakmıştır.
ANADOLU VE İRAN BİRLİĞİ SONUCU
Osmanlı Devleti, Anadolu ve İran'da birliği sağlamak amacıyla mücadele ettiği devletlerle çeşitli savaşlar yapmış ve zaferler kazanmıştır. Bu zaferler, Osmanlı Devleti'nin Anadolu ve İran'daki siyasi gücünü artırmıştır. Osmanlı Devleti'nin bu mücadeleleri, Türk İslam birliğini sağlama çabalarının bir parçasıdır.
EKONOMİK VE SİYASİ ARAÇ: OSMANLI DEVLETİ'NİN KAPİTÜLASYONLAR POLİTİKASI
Osmanlı Devleti, XVI. yüzyıldan itibaren Avrupa devletlerine verdiği kapitülasyonlar ile önemli siyasi ve ekonomik avantajlar elde etmiştir. Bu avantajlar, Osmanlı Devleti'nin Akdeniz'deki hakimiyetini güçlendirmesine ve Avrupa ile olan ilişkilerini geliştirmesine yardımcı olmuştur.
1. KAPİTÜLASYONLARIN VERİLMESİNİN TEMEL NEDENLERİ (SEO: Kapitülasyon Nedenleri)
- Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletleriyle olan ticaretini artırmak.
- Avrupa devletlerinden mali yardım almak.
- Avrupa devletlerinin Osmanlı Devleti'ne karşı olan düşmanlığını azaltmak.
- Avrupa devletlerini Osmanlı Devleti'nin yanında yer almaya teşvik etmek.
2. KAPİTÜLASYONLARIN TEMEL MADDELERİ
- Avrupa devletlerinin Osmanlı topraklarında ticaret yapmalarına izin verilmesi.
- Avrupa devletlerinin Osmanlı topraklarında kendi konsolosluklarını açmalarına izin verilmesi.
- Avrupa devletlerinin kendi vatandaşlarını Osmanlı topraklarında yargılayabilmeleri.
- Avrupa devletlerinin Osmanlı topraklarından aldıkları mallara düşük gümrük vergisi ödemeleri.
- Avrupa devletlerinin Osmanlı topraklarında kendi dinlerini özgürce ibadet etmeleri.
3. KAPİTÜLASYONLARIN ETKİLERİ (SEO: Kapitülasyon Etkileri)
- Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletleriyle olan ticaretinin artması.
- Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletlerinden mali yardım alması.
- Avrupa devletlerinin Osmanlı Devleti'ne karşı olan düşmanlığının azalması.
- Avrupa devletlerinin Osmanlı Devleti'nin yanında yer almaya teşvik edilmesi.
- Osmanlı Devleti'nin Avrupa kültüründen etkilenmesi.
POLİTİKANIN KISA VE UZUN VADELİ SONUCU
Kapitülasyonlar, Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletleriyle olan ilişkilerinde önemli bir rol oynamıştır. Bu avantajlar, Osmanlı Devleti'nin Akdeniz'deki hakimiyetini güçlendirmesine ve Avrupa ile olan ilişkilerini geliştirmesine yardımcı olmuştur. Ancak, kapitülasyonlar aynı zamanda Osmanlı Devleti'nin kendi iç işlerinde bağımsızlığını kaybetmesine ve Avrupa devletlerinin müdahalesine açık hale gelmesine neden olmuştur.
GÜCÜN İKİ TEMEL DİREĞİ: OSMANLI DEVLETİ'NİN KARA VE DENİZ POLİTİKALARI
Osmanlı Devleti, XIV. yüzyılın başlarından itibaren bir kara gücü olarak ortaya çıkmıştır. Coğrafi konumu sebebiyle güçlü bir devletin oluşması güçlü bir kara ordusuna sahip olmaktan geçiyordu. Merkezî otoritesini güçlü tutan Osmanlı Devleti, birçok devletle savaşarak topraklarını genişletmiştir.
1. OSMANLI'NIN GÜÇLÜ KARA POLİTİKALARI (SEO: Osmanlı Kara Ordusu)
- Osmanlı güçlü bir kara devleti olmanın gereği olarak ordusunu yenilemiş ve güçlü silahlarla donatılmıştır.
- İstanbul başta olmak üzere birçok eyalette tophaneler ve baruthaneler kurulmuştur.
- Osmanlı, doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde birçok savaşı kazandı.
- Osmanlı ordusu dünyanın en güçlü orduları arasında yerini almıştı.
- Osmanlı fetih politikasının batı yönlü ilerleyişi, birçok gayrimüslim devletle mücadeleyi zorunlu kılmıştır.
- Batıda Macaristan ve Avusturya, doğuda ise Safeviler ile mücadele edilmiştir. Kıbrıs 1571-1878 yılları arasında Osmanlı egemenliği altında kalmıştı.
2. OSMANLI'NIN HAKİMİYETÇİ DENİZ POLİTİKALARI (SEO: Osmanlı Denizcilik)
- Osmanlı Devleti, deniz gücünü geliştirmek için tersaneler ve gemiler yaptırmıştır.
- Akdeniz ve Kızıldeniz'de önemli deniz zaferleri kazanılmıştır.
- Osmanlı, Kıbrıs ve Girit'i ele geçirerek deniz gücünü daha da artırmıştır.
- Osmanlı, deniz gücünü kullanarak ticaretini de geliştirmiştir.
POLİTİKALARIN SONUCU
Osmanlı Devleti, kara ve deniz politikalarıyla güçlü bir imparatorluk haline gelmiştir. Osmanlı, yüzyıllar boyunca birçok savaşa girmiş ve zaferler kazanmış, topraklarını genişletmiştir.
DÜNYANIN DEĞİŞİMİ: COĞRAFİ KEŞİFLER VE OSMANLI İMPARATORLUĞU
Coğrafi Keşifler, 15. ve 16. yüzyıllarda Avrupalıların dünyanın geri kalanını keşfetmek için başlattıkları seyahatler dizisidir. Bu keşifler, dünyanın haritasını değiştirdi ve Avrupa'nın dünya üzerindeki hakimiyetini artırdı.
1. COĞRAFİ KEŞİFLERİN ANA NEDENLERİ (SEO: Coğrafi Keşifler Neden)
- Ekonomik nedenler: Avrupalılar, Doğu'nun zenginliklerine ulaşmak ve yeni ticaret yolları bulmak istiyorlardı.
- Dinî nedenler: Avrupalılar, Hıristiyanlığı dünyanın geri kalanına yaymak istiyorlardı.
- Bilimsel nedenler: Avrupalılar, dünyayı ve evreni daha iyi anlamak istiyorlardı.
2. COĞRAFİ KEŞİFLERİN SONUÇLARI (SEO: Coğrafi Keşifler Sonuç)
- Avrupalıların dünya üzerindeki hakimiyetinin artması.
- Yeni ticaret yollarının bulunması.
- Dünyanın haritasının değişmesi ve yeni kıtaların keşfedilmesi.
- Yeni bitki ve hayvan türlerinin bulunması.
- Bilimsel bilginin artması.
OSMANLI İMPARATORLUĞU'NUN TEPKİSİ
Osmanlı İmparatorluğu, Coğrafi Keşiflere karışık bir tepki gösterdi. Bir yandan, Osmanlılar yeni ticaret yollarının bulunmasından ve dünyanın haritasının değişmesinden yararlandı. Öte yandan, Osmanlılar Avrupalıların sömürgecilik faaliyetlerinden ve Hıristiyanlığı yayma çabalarından endişe duyuyordu.
YÜKSELİŞİN ZİRVESİ: DÜNYA GÜCÜ OSMANLI (1453-1595)
Osmanlı Devleti, 1453 yılında Doğu Roma İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'u fethederek dünya sahnesinde önemli bir güç haline geldi. 1595'e kadar süren bu dönemde Osmanlılar, topraklarını genişlettiler, ticaret yollarını kontrol ettiler ve Avrupa'da önemli bir etkiye sahip oldular.
1. ATLANTİK GÜÇLERİNİN AKDENİZ'E NÜFUZ ÇABALARI (SEO: Atlantik Akdeniz Rekabeti)
Avrupalı devletler, 15. yüzyıldan itibaren Doğu Akdeniz'e açılmaya başladılar. Portekizliler, 1498'de Ümit Burnu'nu keşfederek Hint Okyanusu'na ulaştılar. İspanyollar ise, 1492'de Kristof Kolomb'un keşifleri sonucu Amerika kıtasına ayak bastılar. Bu keşifler, Avrupa'da büyük bir heyecan yarattı ve Avrupalı devletler, yeni dünyalarda ticaret yapma ve toprak edinme yarışına girdiler.
Osmanlı Devleti, Avrupalı devletlerin Doğu Akdeniz'e olan ilgisinin farkındaydı. Bu nedenle, Akdeniz'deki ticaret yollarını korumak ve Avrupalı devletlerin bölgedeki etkisini sınırlamak için çeşitli önlemler aldı. Osmanlılar, Akdeniz'de güçlü bir donanma kurdular ve Avrupa devletlerine kapitülasyonlar vererek, ticaret ilişkilerini düzenlediler.
2. HİNT OKYANUSU'NDA OSMANLILAR VE PORTEKİZ MÜCADELESİ (SEO: Hint Okyanusu Osmanlı)
Osmanlı Devleti, 16. yüzyılda Hint Okyanusu'na açılmaya başladı. Portekizlilerin Hint Okyanusu'ndaki hâkimiyetine karşı koymak için, Osmanlılar birkaç sefer düzenlediler. 1538'de Hadım Süleyman Paşa komutasındaki Osmanlı donanması Aden'i ele geçirdi. 1547'de Piri Reis komutasındaki Osmanlı donanması Hürmüz Boğazı'nda Portekizlilerle savaştı. Ancak, Osmanlılar bu seferlerde istedikleri başarıyı elde edemediler.
PORTEKİZLİLERİN İSLAM COĞRAFYASINDAN UZAKLAŞTIRILMA ÇABALARI
Osmanlı İmparatorluğu, 15. yüzyıldan itibaren Portekizlilerin Hint Okyanusu'ndaki faaliyetlerinden endişe duymaya başlamıştı. Portekizliler, 1497 yılında Vasco da Gama önderliğinde Hindistan'a ulaşmış ve buradan baharat ticareti yapmaya başlamışlardı. Osmanlılar, Portekizlilerin hakimiyetinin kendi ticaret çıkarlarına zarar vereceğini düşünüyordu. Bu nedenle, Portekizlileri İslâm coğrafyasından uzaklaştırmak için çeşitli girişimlerde bulunmuştur.
UZAKLAŞTIRMA GİRİŞİMLERİ VE BAŞARISIZLIK NEDENLERİ
- Girişimler: 1503'te mektup gönderildi; 1505'te Hint Okyanusu'ndaki üslere saldırıldı; 1509'da gemileri ele geçirildi; 1517'de Mısır'daki üssü ele geçirildi.
- Başarısızlık Nedenleri (SEO: Osmanlı Portekiz Mücadelesi Nedenleri):
- Osmanlı gemileri, büyük sulara göre yapılmamıştı ve Portekizlilerin gemileriyle baş edemiyorlardı.
- Osmanlı gemicileri, okyanusa alışkın değildiler ve Portekizli gemicilerden daha az deneyimliydiler.
- Osmanlı İmparatorluğu, yeterli sayıda gemi ve mürettebata sahip değildi.
- Aynı zamanda Safevilerle savaşmak zorundaydı ve bu durum Osmanlı İmparatorluğu'nun kaynaklarını zayıflattı.
- Hint Okyanusu'ndaki müttefikleri olan Gücerat Sultanlığı, gerekli yardımı yapmadı.
GENEL SONUÇ (SEO: Dünya Gücü Osmanlı Özeti)
Osmanlı Devleti, 16. yüzyılda dünya siyasetinde önemli bir güç haline geldi. Akdeniz'deki ticaret yollarını korumak ve Avrupalı devletlerin etkisini sınırlamak için önlemler aldı. Hint Okyanusu'na açılmalarına rağmen, Portekiz hâkimiyetine karşı koyma çabaları teknolojik ve stratejik nedenlerle başarısız oldu.
Bu ünitenin çalışma kağıdını indir PDF olarak tek sayfa özet halinde indir
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!