9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1.Dönem 2.Yazılı (TEST)
-
I. Anonim halk edebiyatı
II. Dini-tasavvufi halk edebiyatı
III. Aşk edebiyatı
Yukarıda verilenlerden hangisi veya hangileri İslamiyet etkisinde gelişen Türk edebiyatına örnektir?A) I ve II B) II ve III
C) I, II ve III D) I ve III
E) Yalnız I
-
Âşıklar beyhude gurbeti gezer,
El oğlu ariftir ne olsa sezer,
Güzellerde vefa biz de sîm ü zer,
Ne kışın bulunur ne yaz bulunur.
Yukarıdaki dörtlük için aşağıdaki ifadelerden hangisi söylenemez?A) 11’li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
B) Bütün dizeler 6+5 duraklıdır.
C) Kelime redife yer verilmemiştir.
D) 1.,2. ve 3. dizede "zer" tunç kafiyedir.
E) Dörtlük çapraz kafiyelidir.
-
Bir sıfatın kendisinden sonra gelen kelime veya kelime gruplarıyla yapı ve anlam bakımından bağlantısı olmadığını göstermek ve anlam karışıklığını önlemek için virgül kullanılır.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymamaktan doğan bir anlam karışıklığı vardır?A) Gemide bulaşık yıkamak kolay iş değildi.
B) Bir çocuk gibi kedilerle saklambaç oynuyor.
C) Dosdoğru yolun karşısına geçerek bağırdım.
D) Limana bakan penceresinden deniz görünürmüş.
E) Hayat sahnesinde altmış yaşın basamaklarındayım.
-
Ortak zevk ve dil anlayışına sahip şairlerin ortak şekil özelliklerini, ahenk unsurlarını, imge ve temaları kullanarak oluşturduğu şiir anlayışına şiir geleneği denir.
Buna göre aşağıdaki dizelerden hangisinin diğerlerinden farklı bir şiir geleneğine ait olduğu söylenebilir?A) Kazanmak istersen sen de zaferi, /Gürleyen sesinle doldur gökleri, /Zafer dedikleri kahraman peri, /Susandan kaçar da koşana gider.
B) Dur yolcu! /Bilmeden gelip bastığın, /Bu toprak, bir devrin battığı yerdir. /Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın, /Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
C) Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek; /Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek; /Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek. /Yürü, hâlâ ne diye oyunda oynaştasın? /Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!
D) Saat beş nalburları pencerelerden /Madenî paralar gösteriyorlar /Yalnızlığı soruyorlar, yalnızlık /Bir ovanın düz oluşu gibi bir şey
E) Milletin kalbinde yer etmez keder; /Asırlar değişir, seneler geçer.. /Ne kadar karanlık olsa geceler, /Mümkün mü sonunda sabah olmasın.
-
I.
Ana başa taç imiş,
Her derde ilaç imiş,
Bir evlat pir olsa da,
Anaya muhtaç imiş.
II.
Arzular başka şey,
Hatıralar başka,
Güneşi görmeyen şehirde
Söyle nasıl yaşanır.
III.
Beni candan usandırdı, cefadan yar usanmaz mı?
Felekler yandı ahımdan, muradım şem'i yanmaz mı?
Yukarıdaki dizelerde kullanılan ölçü çeşidinin doğru sıralanışı hangisidir?A) Serbest ölçü/hece ölçüsü/aruz ölçüsü
B) Aruz ölçüsü/hece ölçüsü/serbest ölçü
C) Hece ölçüsü/serbest ölçü/aruz ölçüsü
D) Aruz ölçüsü/serbest ölçü/hece ölçüsü
E) Hece ölçüsü/serbest ölçü/serbest ölçü
-
Baş yorgun yaslanır yeşil otlara,
Göz dalgın uzanır ta bulutlara,
Öğleyin bu uyku bir aralıktır,
Saf hava bir kanat gibi ılıktır.
Yukarıdaki dörtlük konusuna göre hangi şiir türüne girer?A) Lirik B) Didaktik C) Epik
D) Pastoral E) Satirik
-
Aşağıdakilerden hangisi masalların ilk bölümün verilen addır?
A) Dilek B) Tekerleme C) Döşeme
D) Düğüm E) Serim
-
I. Pamuk gibi bir kalbi vardır (Benzetme)
II. Saatlerce aramasına karşın bir türlü bulamıyordu (Koşul)
III. Amcam ile yarın köye gideceğiz (Birliktelik)
IV. Çiçek demetini annesi için almıştı (Özgürlük)
V. Hiçbiri bu işi senin kadar öğrenemedi (Karşılaştırma)
Numaralanmış cümlelerin hangisinde edatın cümleye kattığı anlam yanlış verilmiştir?A) I B) II C) III D) IV E) V
-
Aşağıdakilerden hangisi kalıplaşmış bir masal cümlesidir?
A) Kralın bu emrini duyan prens hemen kardeşinin yanına gitmiş.
B) Anne ceylan, yavrularının bir saldırıya uğramasından korktuğu için daima tetiktedir.
C) Ordunun nereye gideceği kimse tarafından bilinmiyormuş.
D) Bir varmış, bir yokmuş, ülkenin birinde elinden her iş gelen usta bir marangoz yaşarmış.
E) Bu olağanüstü varlıkların hangi zamanda karada da yaşayabilme özelliği kazandığı belli değil.
-
Aşağı(I) köylerden Halil İbrahim, on sekiz yaşlarında bir delikanlıydı(II). Sazlık köyünde Tevfik Ağa'nın yanında duruyordu. Yaşı(III) ufaksa da kütüğe büyük yazılmış, askere (IV) çağırıyorlar. Ağa'dan hesabını (V) alıp gidecektir.
Bu parçadaki numaralandırılmış sözcüklerden hangisi diğerlerinden farklı bir türdedir?A) I B) II C) III D) IV E) V
-
"Senin bendeki son fotoğrafına özlemle bakıyorum."
Cümlesindeki "ki"nin kullanımına benzer örnek aşağıdakilerin hangisinde yoktur?A) Bahçedeki çocuklar top oynuyordu.
B) Evdeki hesap çarşıya uymaz.
C) Sizinkilerin ziyaretini sabırsızlıkla bekliyoruz.
D) Okuldaki sınavlar yeni bitti.
E) Ekipteki öğretmenler gece gündüz çalıştı.
-
Anlatamam derdimi dertsiz insana
Dert çekmeyen dert kıymetin bilemez
Derdim bana derman imiş bilmedim
Hiçbir zaman gül dikensiz olamaz
Bu dizelerde anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?A) Yalnızlığın olumsuz etkileri
B) Her derdin bir dermanının olduğu
C) Yardımseverlik duygusunun yitirilmesi
D) Dert çekmenin değerli olabileceği
E) Kişi sıkışmadan yardımın gelmeyeceği
-
Karlı dağların başında
Salkım salkım olan bulut,
Saçın çözüp benim için
Yaşın yaşın ağlar mısın?
Yukarıdaki dörtlükte "bulut" sözcüğünde görülen söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?A) Kinaye B) Tenasüp C) Teşhis
D) İntak E) Tezat
-
I. Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız ve vatansız bırakma Allah'ım!
II. İlmi öyle büyüktür ki (!) kimseyi dinlemesi gerekmez.
III. Aferin, dasyısının bir tanesine!
Ünlemin numaralanmış cümlelere kattığı anlamlar aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?A) Dilek-Alay-Gurur
B) Korku-Övgü-Sevinç
C) Mutluluk-Küçümseme-Şefkat
D) Saygı-Kınama-Beğeni
E) İstek-Alay-Sabır
-
“Hastayım diye inledi, kendisini yatağa attı. Ateşler içinde yanıyordu. Yusuf kendinden geçti ve üç gün üç gece sayıkladı durdu. Hekimler çağırdılar. Hekimler ona ilaçlar verdiler. Avuçları yumulmuş açılmıyordu. Üçüncü günün sonunda Yusuf gözlerini açtı, bu arada elleri de gevşedi, parmakları açıldı.”
Ağrı Dağı Efsanesi adlı romandan alınan yukarıdaki parça hangi bakış açısıyla kaleme alınmıştır?A) İlahi bakış açısı
B) İlahi-gözlemci bakış açısı
C) Gözlemci bakış açısı
D) Kahraman bakış açısı
E) Kahraman-ilahi bakış açısı
-
Bergsan'a göre sanatçı: "Bir şeye aşkla bakabilen kimsedir." Sanat eseri bu bakıştan doğar. Bu yüzden en büyük sanatkârlar, aynı zamanda en büyük âşıklardır. Aşkın şiddeti ne kadar kuvvetli olursa, sanat eseri de o kadar büyük olur.
Parçada düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmamıştır?A) Benzetme B) Tartışma
C) Tanık Gösterme D) Tanımlama
E) Karşılaştırma
-
Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise (D), yanlış ise (Y) yazınız.
[.....] Güzel sanatların en önemli amacı topluma yol göstermek, insanları bilgilendirmektir.
[.....] Bilimin amacı, nesnel gerçekleri öğretmek ve onlarla ilgili bilgi vermektir.
[.....] Edebî metinler, yan anlam değeri taşıyan sözcükler bakımından zengindir.
[.....] Hikâye ve roman öğretici metinler arasında yer alır.
[.....] Edebî metinlerde yazar, söyleyiş özelliklerini (üslubunu) ön plana çıkarır.
-
Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun sözcükleri yazınız
• Hikâyeler tür bakımından ................. ve ................. olarak iki grupta incelenir.
• ................. anlatıcının kullanıldığı anlatımlarda anlatıcı olup biteni bir kameranın sessizliği ile aktarır, olayların akışına müdahale etmez.
• Dünya edebiyatında hikâye türünün kurucusu ................. kabul edilir, ................. adlı eseri bu türün ilk örneğidir.
• Olay hikâyesinin, Türk edebiyatındaki en önemli temsilcisi ........................................., durum hikâyesinin Türk edebiyatındaki en önemli temsilcileri ise ....................................... ve ...................................’dır.
CEVAP ANAHTARI
- C
- E
- C
- D
- C
- D
- C
- B
- D
- A
- C
- D
- C
- A
- C
- B
- Sorunun cevap anahtarı ve çözüm açıklaması aşağıdaki gibidir: [Y] Güzel sanatların en önemli amacı topluma yol göstermek, insanları bilgilendirmektir. (Yanlış) [D] Bilimin amacı, nesnel gerçekleri öğretmek ve onlarla ilgili bilgi vermektir. (Doğru) [D] Edebî metinler, yan anlam değeri taşıyan sözcükler bakımından zengindir. (Doğru) [Y] Hikâye ve roman öğretici metinler arasında yer alır. (Yanlış) [D] Edebî metinlerde yazar, söyleyiş özelliklerini (üslubunu) ön plana çıkarır. (Doğru)
- - Hikâyeler tür bakımından **olay** ve **durum** olarak iki grupta incelenir. - **Olay** anlatıcının kullanıldığı anlatımlarda anlatıcı olup biteni bir kameranın sessizliği ile aktarır, olayların akışına müdahale etmez. - Dünya edebiyatında hikâye türünün kurucusu **Edgar Allan Poe** kabul edilir, **The Murders in the Rue Morgue** adlı eseri bu türün ilk örneğidir. - Olay hikâyesinin, Türk edebiyatındaki en önemli temsilcisi **Sait Faik Abasıyanık**, durum hikâyesinin Türk edebiyatındaki en önemli temsilcileri ise **Ömer Seyfettin** ve **Reşat Nuri Güntekin**'dir.