11.Sınıf Felsefe 2.Dönem Sonu Sınav
-
Comte'un pozitivizm anlayışı nedir? Açıklayınız ve 20. yüzyıl felsefesindeki önemini belirtiniz.
-
Marx'ın Hegel'e yönelttiği temel eleştiriler nelerdir? Bu eleştirilerin 20. yüzyıl felsefesine etkileri hakkında bilgi veriniz.
-
Dilthey'ın tinsel bilimler ve doğa bilimleri ayrımını açıklayınız. Dilthey'a göre, tarihsel bir dönemi anlamak için nelere dikkat etmek gerekir?*
-
"Varoluş, özden önce gelir" yargısı ne anlama gelir? Açıklayınız.*
-
Hasan Ali Yücel'in felsefi görüşlerinde öne çıkan kavramlar nelerdir? Bu kavramların Yücel'in düşünce sistemindeki yerini açıklayınız.
-
Takiyettin Mengüşoğlu'nun insanı nasıl tanımladığını ve onun ahlak anlayışının temelini oluşturan unsurları açıklayınız.
-
Bergson'un "süre" kavramı nedir? Açıklayınız ve bilginin kaynağına yönelik görüşünü bu kavram üzerinden değerlendiriniz.
-
Sartre'ın varoluşçuluk felsefesinde "varoluş özden önce gelir" ilkesi ne anlama gelir? Bu ilke doğrultusunda insanın sorumluluğu hakkında bilgi veriniz.
-
18-19. yüzyıl felsefesinin dil ve edebiyatla ilişkisi bağlamında öne çıkan düşünürlerden ve eserlerinden örnekler veriniz.
-
Candide eserinde Voltaire'in eleştirdiği iyimserlik anlayışı nedir? Açıklayınız.
-
Aşağıda verilen cümlelerden doğru olanların başına D, yanlış olanların başına Y koyunuz.
1. (.....) 18-19. yüzyıl felsefesi, ağırlıklı olarak din merkezli bir düşünce sistemini savunmuştur.
2. (.....) Aydınlanma Çağı düşünürleri, aklı kullanarak toplumun sorunlarına çözüm bulunabileceğine inanmışlardır.
3. (.....) Sanayi Devrimi, 18-19. yüzyıl felsefesinin toplumsal ve ekonomik değişimlere odaklanmasına neden olmuştur.
4. (.....) Hümanizm, Rönesans ile birlikte ortaya çıkmış ve insanı merkeze alan bir düşünce akımıdır.
5. (.....) Immanuel Kant, Aydınlanma Çağı'nın önemli filozoflarından biridir ve "Aklını Kendin Kullanma Cesaretini Göster!" sloganıyla tanınır.
6. (.....) Kilise, Rönesans'tan sonra aklın kullanımını desteklemiş ve bilimsel gelişmelere öncülük etmiştir.
7. (.....) 18-19. yüzyıl felsefesi, yalnızca Avrupa coğrafyasında etkili olmuş, diğer kıtalarda herhangi bir yankı uyandırmamıştır.
8. (.....) Jean-Jacques Rousseau, toplum sözleşmesi teorisiyle tanınan ve bireysel özgürlüğün önemini vurgulayan bir düşünürdür.
9. (.....) Karl Marx, kapitalizmin eleştirisini yapmış ve sınıf mücadelesi kavramını felsefe literatürüne kazandırmıştır.
10. (.....) Friedrich Nietzsche, "Tanrı öldü" sözüyle tanınan ve varoluşçu felsefenin önemli temsilcilerinden biridir.
-
Aşağıda verilen filozofları savundukları temel görüşlerle eşleştiriniz:
a. Mutlak idealizm
b. Faydacılık
c. Bilginin kaynağı deneydir
d. Ödev ahlakı
e. Diyalektik yöntem
1. (.....) John Locke
2. (.....) Immanuel Kant
3. (.....) Jeremy Bentham
4. (.....) Georg Wilhelm Friedrich Hegel
5. (.....) Hegel
CEVAP ANAHTARI
- Comte'un pozitivizm anlayışı, teolojik ve metafizik aşamaları aşmış, bilimsel bilginin tek geçerli bilgi kaynağı olduğunu savunan bir felsefi yaklaşımdır. Pozitivizm, olgusal olanın gerçek olduğunu ve deney yoluyla elde edilen bilginin değerli olduğunu savunur. 20. yüzyıl felsefesinde pozitivizm, özellikle mantıkçı pozitivizm akımının temelini oluşturmuş ve bilimsel yöntemlerin felsefeye uygulanmasında önemli bir rol oynamıştır.
- Marx, Hegel'in idealist diyalektiğini eleştirerek, onu "baş aşağı" olarak nitelendirmiş ve diyalektiği maddi temellere oturtmuştur. Hegel'in düşüncesinde idealar önemliyken; Marx'ın düşüncesinde maddi koşullar önemlidir. Marx, Hegel'in tarihsel idealizmini, ekonomik temellere dayalı tarihsel materyalizme dönüştürmüştür. Bu eleştiriler, 20. yüzyıl felsefesinde Marksizm'in ve eleştirel teorinin gelişmesine katkıda bulunmuş, toplumsal eşitsizliklerin ve ekonomik sistemlerin felsefi analizine odaklanılmasını sağlamıştır.
- *Dilthey, doğa bilimlerini dışsal, tinsel bilimleri ise insana ait yani içsel bilgiler olarak ayırır. Tinsel bilimlerin başında tarih gelir. Dilthey'a göre, tarihsel bir dönemi veya olayı anlayabilmek için o dönemin tinsel yapısının dile yüklediği anlamlara bakılması gerekir.*
- *"Varoluş, özden önce gelir" yargısı, insanın önceden belirlenmiş bir özle dünyaya gelmediğini, seçimleri ve eylemleriyle kendi özünü ve kişiliğini oluşturduğunu ifade eder.*
- Hasan Ali Yücel'in felsefi görüşlerinde hürriyet, eğitim ve hümanizm kavramları öne çıkar. Yücel, hürriyeti insan ve toplum için bir ideal olarak görür ve hürriyetin ancak insanın kendi kendine düşünebilmesiyle gerçekleşeceğini belirtir. Eğitimin hürriyetin yayılmasındaki önemine dikkat çeker. Hümanist bir görüşle insanlar arasındaki eşitsizliğin kaldırılmasını ve halkın eğitimini temele alan bir anlayışın geliştirilmesini savunur.
- Takiyettin Mengüşoğlu, insanı ontolojik temelde antropolojik bir varlık olarak tanımlar. İnsanı açıklarken tek bir özelliğinden yola çıkmanın hatalı olacağını, insanın tüm yapısı ve eylemleriyle ele alınması gerektiğini vurgular. Mengüşoğlu'nun ahlak anlayışının temelini insanın değer üreten bir varlık olması ve bu değerlerin göz ardı edilmemesi oluşturur. Ona göre insan, kendini ve başkasını tanımalıdır çünkü ahlaki bir varlık olabilmesinin koşulu buna bağlıdır. İnsan kendi eylemlerinden sorumludur ve kişi olması bu sorumluluğu taşımasındandır.
- * Bergson'a göre "süre", bilincin kesintisiz akışıdır. Bu akış, mekanik zamanın aksine, bölümlere ayrılamaz ve sürekli bir değişim halindedir. Bergson, bilginin kaynağının sezgi olduğunu savunur. İçsel yaşantımıza, yani süreye yönelerek "ben"i doğrudan kavrayabiliriz. Zihnin dış dünyadan aldığı izlenimler, benliğimize dair gerçek bilgi vermez.
- * Sartre'a göre "varoluş özden önce gelir" ilkesi, insanın önce var olduğunu, sonra kendi seçimleriyle özünü oluşturduğunu ifade eder. Yani insan, dünyaya atılmış ve kendi yaşamını şekillendirmekle yükümlüdür. Bu durum, insanı kendi varlığından ve tüm insanlıktan sorumlu kılar. Her seçimimiz, sadece bizi değil, tüm insanlığı etkileyen bir değer yaratır.
- Voltaire, Montesquieu ve Rousseau gibi Fransız filozoflar öne çıkar. Voltaire'in felsefi romanları, Montesquieu'nün "Kanunların Ruhu" adlı eseri ve Rousseau'nun "Toplum Sözleşmesi" adlı eseri bu döneme damgasını vurmuştur. Ayrıca Diderot ve d'Alembert'in birlikte hazırladıkları "Ansiklopedi" de önemli bir örnektir.
- Voltaire, Candide eserinde Leibniz'in "içinde bulunduğumuz dünyanın olası dünyaların en iyisi olduğu" şeklindeki iyimserlik anlayışını eleştirir. Voltaire, eserde yaşanan felaketler, adaletsizlikler ve acılar aracılığıyla bu iyimserliğin gerçeklikle bağdaşmadığını gösterir.
- 1. Y 2. D 3. D 4. D 5. D 6. Y 7. Y 8. D 9. D 10. D
- 1.c, 2.d, 3.b, 4.a, 5.e